Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü sahibi Başar, “Babıali Enderun Sohbetleri”ne katıldı:



İSTANBUL (AA) – “Geleneksel Sanatlar” alanında Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü alan hat ve tezhip sanatçısı Fuat Başar, “Medeniyetlerin gelişmişliği ve büyüklüğü ancak sanatla ne miktarda ilgilendikleriyle anlaşılır. Şimdi bazı medeniyetlerin sanatlarına bakıyorsunuz insanı huzursuz ediyor. Oysa sanat insana huzur, ümit, yaşama sevinci vermeli.” dedi.

Yeni Dünya Vakfı’nda düzenlenen “Babıali Enderun Sohbetleri”ne konuk olan Başar, vakfın Cağaloğlu’ndaki Genel Merkezinde “Sanatımız ve Medeniyetimiz” başlıklı bir konuşma yaptı.

Başar, sanat olmadan medeniyetin olamayacağını belirterek, Yaratıcı tarafından her canlının bir sanat eseri olarak yaratıldığını söyledi.

Türk İslam sanatının sanatların zirvesini yakaladığını ifade eden Başar, “Türk İslam sanatları diye tarif ettiğimiz bu saha İslamiyet’ten önceki Türklerden gelen sanatları ve İslam sanatlarını alıp bir potada yoğurduğumuz alandır. Medeniyetlerin gelişmişliği ve büyüklüğü ancak sanatla ne miktarda ilgilendikleriyle anlaşılır. Şimdi bazı medeniyetlerin sanatlarına bakıyorsunuz insanı huzursuz ediyor. Oysa sanat insana huzur, ümit, yaşama sevinci vermeli.” ifadesini kullandı.

Başar, Batı müziği ile Türk müziğini kıyaslayarak, şöyle devam etti:

“Hangi müziği dinlerken ruhumuz dinleniyor? Batı müziğinde ruhumuza bir kabus çöküyor. Peki bir Türk müziği dinlerken öyle mi? Şarkılardan bir İstanbul beyefendiliği akıyor. Hele bir de sözlerine dikkat edin. ‘Severim her güzeli, senden eserdir diyerek’ diyor bir şarkıda, bakın sanki tasavvufun, İslam sanatının özeti bu. ‘Güzel gördüğüm her şeyi senin eserin olduğu için severim’ böyle bir beyefendice bir sanat anlayışı veya bir müzik anlayışını başka milletlerde pek göremezsiniz. Müziğimiz de sanat sıralamasında başta gelmeyen sanatlarımızdandır.”

İslam sanatlarında baş tacı edilen en yüce sanatın hüsnühat sanatı olduğuna işaret eden sanatçı, cilt, tezhip ve ebru sanatının hüsnühat sanatının yanında geliştiğini dile getirdi.

– “Sanatçı, arkasından Fatiha okunan kişidir”

Başar, hüsnühat sanatının daha önce kanunen yasak olduğuna dikkati çekerek, “İslam harfleriyle okumak ve yazmak kanunen yasaktı. Harf İnkılabı Kanunu yürürlükteydi. Bu kanun yürürlükteyken başımız çok belalara da girmişti.” diye konuştu.

Gelenekli sanatları öğrenmek isteyenlerin sanatı hafife aldığını vurgulayan Başar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Halkın gözü önünde sanat icra etmemek lazımdır. Bu çok önemli bir şey. Yetiştireceğiniz çırak falan varsa da ehliyet sahibiyse yetiştireceksiniz. Allah ’emaneti ehline verin’ diye emrediyor. Günümüz zihniyetinde kurs açarak önüne gelene bu sanatları öğretmek çok doğru değil. Sanatın bir edebi vardır. Edep yoksa sanattan, medeniyetten bahsedemeyiz.

Batıda sanatçı kendisini sanatın tanrısı sayıyor. Ancak İslam sanatlarıyla ilgilenen sanatçılar kendilerini Tanrı’nın sanatı olarak görürler. Bana göre gerçek sanatçı arkasından Fatiha okunan kişidir.”

Başar, Osmanlı döneminde her sanatla uğraşanın bir ustasının bulunduğunu ve sanatkarlık unvanını bir dua merasimiyle aldığını vurgulayarak, bir sanat dalının devam etmesi için sanatkarının o işi sevmesi ve sahip çıkması gerektiğini kaydetti.

GÜNÜN ÖNEMLİ HABERLERİ

Add Comment